Katılım ekosisteminin gelişimini yalnızca yeni finansal ürünlerin ve işlem modellerinin ortaya konulmasıyla sınırlı görmüyor; bu gelişimin dayandığı ilkeleri, hukuki ve kurumsal yapıları, uygulama süreçlerini ve toplumsal etkilerini birlikte değerlendiriyoruz. Katılım esaslı finansal faaliyetlerin, dayandıkları değerler ve ilkelerle uyumlu bir biçimde gelişmesinin; güçlü bir düşünsel altyapı, tutarlı bir hukuki çerçeve ve etkin bir kurumsal yapılanmayla mümkün olduğuna inanıyoruz.
Bu doğrultuda çalışmalarımızı; katılım finans, sosyal finans, katılım sermaye piyasaları ve katılım sigortacılığı başta olmak üzere katılım ekosisteminin farklı alanlarını kapsayacak şekilde şekillendiriyoruz. Bankacılık ve finansal ürünlerden finansal düzenlemelere, kurumsal yönetişimden fıkhî uyum süreçlerine, finans hukukundan sektörel dönüşüm ve gelişim politikalarına kadar uzanan geniş bir mesele alanını araştırma ve tartışma zeminimize dâhil ediyoruz.
Düşünsel Yaklaşımımız
Katılım ekosistemini anlamanın, yalnızca mevcut uygulamaları incelemekle değil, aynı zamanda bu uygulamaların dayandığı ilkeleri ve ortaya çıkardığı sonuçları sorgulamakla mümkün olduğunu düşünüyoruz.
İslam hukukunun, ahlakın ve adalet anlayışının katılım ekosisteminin bütün alanlarında nasıl karşılık bulduğunu; şer‘î ilkeler ile yürürlükteki mevzuatın, kurumsal yapıların ve sektörel uygulamaların nasıl bir ilişki içerisinde olduğunu ele alıyoruz. Bu çerçevede meseleleri tek bir disiplinin sınırları içerisinde değerlendirmek yerine, fıkıh, hukuk, iktisat, finans ve kurumsal yönetişim perspektiflerini bir araya getiren bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz.
Nazari bilgiyi uygulamadan, uygulamayı da dayandığı ilkelerden bağımsız görmüyoruz. Teorik tartışmaların sahadaki karşılıklarını, sektörel uygulamaların ise düşünsel ve hukuki temellerini birlikte incelemeyi önemsiyoruz.